HDP: Ermenek ve benzeri olaylar organize bir suçtur
HDP: Ermenek ve benzeri olaylar organize bir suçtur
Ermenek raporunu açıklayan HDP milletvekili Dora, Ermenek ve benzeri olayların organize suçlar olduğunu ifade ederek “Madencilerin ölümünü adeta seyreden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı artık istifa etmelidir” dedi.
Karaman Ermenek’te 18 işçinin mahsur kaldığı madende incelemelerde bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Erol Dora, HDP heyetinin hazırladığı raporu Meclis’te düzenlediği basın toplantısında açıkladı.
“Bu madende yaşanan olay da önceki maden faciaları gibi göz göre göre geldi” diyen Dora, TEMA Vakfı’nın madenin çalıştırılmasının güvensiz olduğuna dair raporunun Bakanlık tarafından dikkate alınmadığını, ayrıca güncel denetimlerde görülen eksikler tamamlanmadan üretimin sürdürülmesine göz yumulduğunu söyledi.
Soma katliamının ardından Torba Yasa ile birkaç göstermelik düzenleme yapıldığını, ancak hükümetin maden kazalarının asıl nedenlerini ortadan kaldırmak için kılını kıpırdatmadığını ifade eden Dora, “Konya- Karaman bölgesinin kapalı havza olduğu belirtilip linyit madenlerini su basabileceği uyarısı Enerji Bakanlığı’na yapılmıştı. Hal böyleyken bu uyarı neden dinlenmiyor?” diye sordu.
‘Türkiye ILO Sözleşmesi’ni imzaladı’
Dora’nın açıklamasından satırbaşları şöyle:
“Düşünün, işçilere öğlen yemeği vermekten aciz bir şirkete dünyanın en tehlikeli işi olan maden işletmeciliği verilmiş. Üstelik rödovans usulü ile. İşletmede ve bölgede sendika ve toplu sözleşme ise yok. Ermenek’te yaşanan felaketin nedenleri Soma’da ve Torunlar’da yaşananlardan farklı değil. Taşeronlaşma, özelleştirme, kuralsız ve güvencesiz çalışma rejimi madenleri ve inşaatları işçi cehennemine dönüştürüyor.”
“Ermenek ve benzeri vakalar organize suçlardır. Bu organize suçun bir tarafında özelleştirme ve taşeron politikalarını sistemli olarak uygulayan ve etkin bir denetim yapmayan siyasi irade-hükümet, diğer tarafında işveren vardır. Kamu otoritesi de işverenle birlikte sorumludur.”
“Sermaye ve devlet ilişkileri, özellikle madenler tersaneler gibi tehlikeli iş alanları söz konusu olduğunda, tamamıyla tarafların ortak çıkarlarına dayanan; ancak emekçilerin hak ve güvencelerini gözetmeyen bir şekilde düzenlenmiştir.”
“Uluslararası Çalışma Örgütü’nün 1995’te çıkardığı ve 26 ülkenin imzaladığı “Madenlerde Güvenlik ve Sağlık” başlıklı 176 No’lu ILO Sözleşmesi Türkiye tarafından henüz imzalanmamıştır. Bu Sözleşme, hem maden işletmesi sahiplerine hem de hükümetlere önemli sorumluluklar getiriyor.
Yapılması gerekenler
“Yaşanan facianın şeffaf yöntemlerle araştırılması ve sağlıklı bilgilerin açığa çıkarılması açısından, öncelikle ilgili bakanların görevlerinden istifa etmeleri Etik bir gerekliliktir. Vicdani bir sorumluluktur. İnsani bir erdemdir. Öyle ki, gelişmiş ülkelerde istifa kurumunun nasıl işlediğiyle ilgili pek çok örnek mevcuttur.
* Madencilerin ölümünü adeta seyreden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı artık istifa etmelidir.
* Bu işçi cinayetinde en büyük sorumluluk, madencilik faaliyetlerine ilişkin tüm bilgileri toplayan ve tüm izinleri veren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğüdür. Yetkililer derhal görevden alınmalıdır.
* İş cinayetlerinde cezasızlık politikasından vazgeçilmeli, her düzeydeki sorumlular yargılanmalıdır.
* İşletmelerde denetimler ciddiyetle yapılmalı, çalışanlar için insana yakışır iş koşulları sağlanmalıdır. Emekçilerin canlarını tehlikeye atmadan insanca çalışabilmeleri ve iş cinayetlerinin önlenmesi için, başta taşeron sistemi olmak üzere, güvencesiz ve esnek çalışma düzeni durdurulmalıdır.
* İşsizlik tehdidi ile kötü çalışma koşullarına mahkûm edilen işçilere yönelik örgütlenme ve sendikasını seçmeye yönelik siyasi baskılara derhal son verilmelidir. Sendika barajı ve örgütlenme önündeki fiili ve yasal engeller kaldırılmalıdır.
* İşçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmadığı tüm madenlerin faaliyetleri gerekli önlemler alınıncaya kadar derhal durdurulmalı, bu süre zarfında işçilerin ücret ve diğer mali hakların ve sigorta primlerinin tam olarak ödenmesi sağlanmalıdır.
* İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası yerine, emek ve meslek örgütleri ile bilim insanlarının katılımıyla hazırlanacak, işçileri gerçekten koruyacak bir İşçi Sağlığı ve Güvenliği Yasası çıkarılmalıdır.
* Haber fotoğrafı: AA



Hiç yorum yok:
saygı ve iyi nıyetli açıklama niteliği taşımayan yorumlar yayınlanmıyacak tır